Yükünü Bırakamayanlar

Her dem yakınlığı ile kulunun kalbine şifa olan Allah’a hamd olsun. İnsan, yüreğinde bir miktar gelecek endişesi taşır. İster ki; hayat denen bu zorlu yolculukta emin adımlarla ilerlesin. Fakat insana, en çok elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmak yakışır. İnsana, en çok ahiretin tarlası olan dar-ı dünyada Rahman’ın hoşuna gidecek ameller işlemek yakışır. İnsan... The post Yükünü Bırakamayanlar first appeared on Nisanur Dergisi.

Yükünü Bırakamayanlar

Her dem yakınlığı ile kulunun kalbine şifa olan Allah’a hamd olsun.

İnsan, yüreğinde bir miktar gelecek endişesi taşır. İster ki; hayat denen bu zorlu yolculukta emin adımlarla ilerlesin. Fakat insana, en çok elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakmak yakışır. İnsana, en çok ahiretin tarlası olan dar-ı dünyada Rahman’ın hoşuna gidecek ameller işlemek yakışır.

İnsan budur… Bu kadardır işte… Başına gelecek olanların hangisinin hayır, hangisinin şer olduğunu bilemeyecek kadar aciz. Ne kadar ince hesaplar yaparsak yapalım; “Allah bilir siz bilmezsiniz.” (Bakara, 216) kelamına teslim olmadığımız müddetçe yaptığımız her hesap yüreğimizde koca bir yük olmaktan öteye geçmeyecek. Zira Allah Azimüşşan “Allah’tan başka ilah yoktur. Mü’minler ancak O’na dayanıp güvensinler.” (Teğabun, 13) diye buyurmuştur.

Tevekkül ve teslimiyetten uzak her dakika, yürekte yükten başka bir şey değildir. Sonu dünyaya çıkan her emelimizi sırtımızda yük yapmayı bıraktığımızda göreceğiz ki; yürümek artık daha kolay olacak. Allah’a tevekkül etmediğimiz her mesele, sırtımızdan çok yüreğimizi büküyor. Geçmez, dinmez, eskisi gibi olmaz dediğimiz her şey, O’na dayanıp tevekkül edince eskisinden çok daha güzel bir surette karşımıza çıkıyor.

Tevekkül; umudun Allah (CC) olduğunu bilmekti.

Tevekkül; kelime olarak küçük, mana olarak çok büyük bir hal demekti.

Tevekkül; işi en güzel şekilde yapıp sonuç her ne olursa olsun Allah’tan razı olmaktı.

Ve tevekkül; elindeki yükü şek ve şüphe duymadan emanetçinin Allah olduğunu bilerek O’na bırakmaktı. Yükünü bırakamayan bizlerin yüreğine, güzel bir tevekkül hikâyesi bırakıyorum:

“Bir vakitler iki adam sırtlarına ağır yükleri yüklemişler, birer bilet alarak büyük bir gemiye binmişler.

Birisi girer girmez yükünü gemiye bırakmış, üstüne oturmuş, eşyasını kontrolü altına almış. Öbürü hem ahmak hem de gururlu olduğu için yükünü gemiye bırakmamış. Ona demişler: ‘Sırtındaki ağır yükü gemiye bırak da rahat et.’ Adam oralı olmamış, demiş ki: ‘Hayır, ben bırakmayacağım, belki kaybolur. Ben güçlüyüm, malımı sırtımda ve başımda tutarak koruyacağım.’

Ona tekrar demişler: ‘Bizi ve sizi taşıyan padişahın bu gemisi büyüktür, güçlüdür. Malını daha iyi korur. Belki başın döner, yükünle beraber denize düşersin. Hem gittikçe kuvvetten düşersin. Şu bükülmüş belin, şu akılsız başın, gittikçe ağırlaşan şu yüklere dayanamayacak. Kaptan da seni bu halde görse ya delidir diye seni kovar ya da haindir, gemimizi suçluyor, bizimle alay ediyor, hapsedilsin der’, demişler.

Hem herkese maskara olursun. Herkes sana bakıyor. Böbürleniyorsun ama çaresizsin. Gururlusun, ama acizsin. Yapmacık hareketinle gösteriş yapıyorsun. Gülünç duruma düştün. Herkes sana gülüyor.

Bu ikazlardan sonra aklı başına gelmiş, yükünü yere bırakmış, üstüne oturmuş. ‘Oh! Allah razı olsun, zahmetten, hapisten, maskara olmaktan kurtuldum.’ demiş, teşekkür etmiş.” (23. Söz)

İşini hep kendi yanında sağlama almak isteyen bizler için yükü bırakmak hayli zor olsa gerek. Ne gariptir ki; hem yükü taşıyamıyor hem de yükü bırakmak istemiyoruz.

Kendimizle konuşma ihtiyacı duyduğumuz zamanlar olur ya. Hadi şimdi kendimize:

Sevgili kendim! “Yol O’nun, varlık O’nun, gerisi hep angarya…” diyen Necip Fazıl’ı hatırla! Taşıdığın yük, yüreğini bükmesine rağmen yine bırakmıyorsun yüreğinden. Kendin edip kendin buluyorsun. Yüklerin her zaman yanında olduğunda değil aksine onları bıraktığında özgürsün. Dünyan için endişe etme. Her hayır Allah’ın elindedir, ebedi yurdun olan ahiret için çalış! Unutma ki; bizler Allah’ın mülküyüz. Ve Allah’ın mülkünde Allah’ın dediği olur, diyelim.

Tevekkül hep ve en güzeli… Allah Teâlâ’nın da kelamında “Mü’minler ancak Allah’a dayanıp güvensinler.” dediği gibi…

Umudumuzun her daim Allah (CC) olduğunu unutmamak duası ile…

Halime Çay | Nisanur Dergisi | Mart 2021 | 112. Sayı

The post Yükünü Bırakamayanlar first appeared on Nisanur Dergisi.