VE SEÇIME GIDIYORUZ

VE SEÇIME GIDIYORUZ


Türkiye 24 Haziran'da seçime gidiyor.Normal şartlarda 2019 da yapılması gerekirken ani bir kararla erkene alındı.Bu kararı manşete taşıyan Doğru Haber gazetesi”BASKIN SEÇIM”başlığıyla okuyucularına duyurdu.iktidar ve onunla ittifak çalışmalarını sürdüren partinin dışında,hazırlıksız yakalanan diğer siyasi partiler adeta baskına uğradılar.Bu kararın ilginç olan tarafı teklifin hükümetten değilde ittifak ortağı muhalefet partisinden gelmesi oldu.Gerek ülke sınırları içerisinde gerekse ülke dışında askeri operasyonların yoğun olarak yaşandığı bir zamanda,ABD ve NATO üyeleri ülkelerin Türkiye'ye karşı olumsuz olarak takındıkları ekonomik ve siyasi tutum ile Türkiye,Rusya ve Iran'ın Suriye'deki işbirliği neticesinde hükümetin bilmediği ve öngörmediği bazı muhalefetmi fark etti acaba böyle bir talepte bulunduda hükümet bu teklifi kabul etti bilinmez ama gerçek olan baskın bir seçimin olmasıdır.
Bu seçimin önemli bir özelliğide hükümet sisteminin değişmesidir.Muhalefet kazandığı takdirde bu sistemi iptal edeceğini duyurdu.82 askeri darbe anayasa'sının bazı maddelerinin değişimini içeren ve yarı başkanlık sistemini getiren evet-hayır halk oylamasındada hayır oyu veren CHP,HDP gibi muhalefet partileri askeri darbeleri desteklemiş olmakla beraber ister istemez FETO kulvarında koştular ancak ittifak konusunda şimdilik perde arkasındaki gerçekleri bir kenara bırakırsak biraraya gelemediler.seçim şartlarından doğan siyasi diyalogların kamuoyunda ençok merak konusu olanından biriside HUDA PAR'ın HDP'ye görüşme talebinde bulunmasıydı.özellikle kürd halkının barış ve birliğini isteyen herkes bu diyaloğun gerçekleşmesini istiyordu.Bundan dolayıdırki kürd siyasi hareketi liderlerinin Türkiye'de faaliyet gösterenlerin hemen hemen hepsi HUDA PAR genel başkanı sayın Zekerya Yapıcıoğlu'nu ziyaret ettiler.Diğer siyasi partilerden olumlu yanıt alan HUDA PAR ma'alesef HDP'den olumlu bir cevap alamadı.
Çözüm süreci (ki bana göre kürd halkı için yıkım sürecidir) ve bu süreçte ister FETO'yu,ister ABD'yi isterseniz Israil'i suçlayın ama asıl olan bu süreci iyi yönetemeyen AKP hükümeti ve muhattaplarının(HDP veya PKK fark etmez) hangi bahaneyle oy isteyeceğidir.Iş sadece bununlada bitmiyor,Sur,Silvan,Idil,Cizre,Nusaybin,Şırnak,Silopi,Yüksekova gibi yerlerde yıkımdan sonra yapılan imar çalışmaları neticesinde yaşanan ruşvet ve adam kayırma gibi halk arasında yaygın olan söylem iddalar bir yana FETO ve PKK gibi suçlardan dolayı işten atılanlar ile bunların yerine yenilerinin alınması esnasında yaşanan mağduryetler ve dönen dolapların izahatını yapabilecek bir baba yiğit var mı acaba?Işte böyle bir dönemde seçime gitmek elbetteki normal görünmekle beraber,tercih yapmak bazıları için zor olacaktır.Cuzdan ve vicdanın ortasında sıkışan bu halk elbette tercihini yapacaktır ama iyi bir ders vererek yapmasını umuyorum.
Seçimler beraberlerinde getirdikleri dinamik ve yeni aktörler sayesinde genellikle olumlu sonuçlanırlar.Enazından halk rahat bir nefes alır,siyasilerde nerde hata yaptık diye düşünmek zorunda kalıyorlar ve kendilerine çekidüzen verirler.Ancak siyasetçiler seçimi ramazana denk getirmekle yüzde 99 musluman olan bu ülkenin insanına haksızlık etmişlerdir.
Bu seçimin unutulmayanları olacak.işte onlardan bazıladı:
1-Türkiye yarı başkanlık sistemiyle tanışacak,
2-Parlementer sistem kalkacak,başbakan artık olmayacak,
3-Partiler arası ittifak yolları açılacak,koalisyonlar dönemi kapanacak,
4-CHP'nin millet vekili transferi bazı yazar ve çizerlerce köle ticaretine benzetildi,
5-Sağcı ve solcu partiler ittifak kurdular.
Yukardaki maddeler çoğaltılabilir,biz bunlarla yetiniyoruz.
Iyisiyle kötüsüyle herhalukarde bir seçim yaşıyacağız,dileğimiz bu seçimin memleketimize ve halkımıza hayırlara vesile olmasıdır.Seçime katılacak tum parti ve adaylara şimdiden başarılar dilerim.12/05/2018