KUR’AN’DA ÜMMİ KAVRAMI

Kur’an’da geçen kavramlardan bir tanesi de “Ümmi” kavramıdır. “Ümmi” kavramı Arapça anne anlamına gelen “Üm” kelimesinden türetilmiştir. İnsan, doğduğunda tıpkı fabrikadan yeni çıkmış, henüz hiçbir program yüklenmeyen bilgisayar gibidir. Bir günahı olmadığı gibi, herhangi bir ilmi ve becerisi de yoktur. Araplar da okuma yazma bilmeyen insanlar için de “Üm” kelimesinin ismi mensubu olan “Ümmi” kelimesini kullanırlar. Yani annesinden doğduğu gün gibi, ilk yaratılışı üzerinde, okuma yazması olmayan kişi için kullanırlar bu kelimeyi.[1] Peygamber Efendimiz (sav),... The post KUR’AN’DA ÜMMİ KAVRAMI first appeared on İNZAR DERGİSİ.

KUR’AN’DA ÜMMİ KAVRAMI

Kur’an’da geçen kavramlardan bir tanesi de “Ümmi” kavramıdır. “Ümmi” kavramı Arapça anne anlamına gelen “Üm” kelimesinden türetilmiştir. İnsan, doğduğunda tıpkı fabrikadan yeni çıkmış, henüz hiçbir program yüklenmeyen bilgisayar gibidir. Bir günahı olmadığı gibi, herhangi bir ilmi ve becerisi de yoktur. Araplar da okuma yazma bilmeyen insanlar için de “Üm” kelimesinin ismi mensubu olan “Ümmi” kelimesini kullanırlar. Yani annesinden doğduğu gün gibi, ilk yaratılışı üzerinde, okuma yazması olmayan kişi için kullanırlar bu kelimeyi.[1] Peygamber Efendimiz (sav), “Biz ümmi bir ümmetiz”[2] hadisinde ümmi kelimesini bu anlamda kullanmıştır.

Ümmi kelimesinin akla çağrıştırdığı ilk anlam hiç şüphesiz Efendimiz (sav)’in sıfatı olan, O’nun okuma yazma bilmeyişi anlamındaki kullanımıdır.  Kur’an’da bu anlamda bir kullanım söz konusu olduğu gibi, bunun dışında başka anlamlarda da kullanılmıştır. Kur’an’da bu kelime beş farklı anlamda kullanılmıştır. Bu anlamlardan bir tanesi Yahudilerden kendi kitaplarını bilmeyenler anlamındaki kullanımıdır. Yani okuma yazma ümmileri değil, kendi kitaplarının ümmileri oluşlarıdır: “İçlerinde birtakım ümmîler vardır ki kitabı bilmezler; bütün bildikleri kuruntulardan ibarettir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunurlar.”[3]

Ümmi kelimesi Kur’an’da hem Arapların müşrikleri hem de Arapların geneli anlamında da kullanılmıştır. Ali İmran suresi 20. ayetinde Arapların müşrikleri anlamında kullanılmıştır. “Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: “Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah’a teslim ettim.” Ehl-i kitaba ve ümmîlere, “Siz de Allah’a teslim oldunuz mu?” de! Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse, sana düşen yalnızca bildirimde bulunmaktır. Allah kullarını çok iyi görmektedir.”  Ömer Nasuhi Bilmen bu ayetin tefsirinde ümmi kelimesini bu anlamda tefsir etmiştir: “(Ve kendilerine kitap verilmiş olanlar ile) ehli kitap denilen Yahudiler ve Hıristiyanlar ile(ümmîlere) Arap müşriklerine (de ki: İslâmiyeti kabul ettiniz mi?) Benim gibi nefsi hakka teslim ederek İslâm şerefine nail oldunuz mu? Sizleri İslamiyet’i kabul etmeye sevk edecek deliller gelmiştir.” Benzer bir tefsiri Taberi de kendi tefsirinde yapmıştır.

Cuma suresi 2. Ayetinde ise ümmi kelimesi Arapların geneli anlamında kullanılmıştır: “Ümmîlere kendi içlerinden, onlara ayetlerini okuyacak, onları arındıracak, onlara kitabı ve hikmeti öğretecek bir elçi gönderen O’dur. Oysa onlar daha önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.” Tarihte ilk tefsir kitabının yazarı ve imam Şafii’nin onun hakkında “İnsanlar tefsirde Mukâtil’e muhtaçtırlar” dediği, birçok ulemanın iltifatına mazhar olmuş Mukattil b. Süleyman bu ayetin tefsirinde, ayette geçen “Ümmiler” kelimesini Araplar olarak tefsir etmiştir.[4]

Ümmi kelimesinin Kur’an’da bir diğer diğer kullanımı, Yahudiler dışındaki herkes anlamındaki kullanımıdır. Çünkü muharref Yahudilikte, Yahudiler üstün ırktır. Allah tüm insanlığı Yahudi ırkına hizmet etmek için yaratmıştır. Dolayısıyla Yahudiler bir ırktır, Yahudiler dışındaki tüm insanlık da bir ırktır. Ayeti Kerime onların bu söylemini yani Yahudiler dışındaki herkesi “Ümmi” olarak tanımladıklarını söyler. Konuyla ilgili ayeti kerime şu şekildedir: Ehl-i kitap’tan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen onu sana noksansız öder; içlerinden öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen tepesine dikilip durmadıkça onu sana ödemez. Çünkü onlar “Ümmîlere yaptıklarımızdan dolayı bize bir vebal yoktur” derler. Onlar bile bile Allah adına yalan söylemektedirler.”[5]

Ümmi kelimesinin Kur’an’daki en son kullanıldığı anlam da Peygamber (as)’ın ümmiliği yani O’nun sıfatı anlamındaki kullanımıdır. Peygamber (as)’ın ümmiliği, okur yazar olup olmayışı konusu ilim adamlarının üzerinde çok tartıştığı konulardan biridir. Acaba Peygamber (as) gerçekten ümmi, yani okur yazar mıydı, değil miydi? Bazılarının dediği gibi O’na bu isim sırf  Ümmü’l-Kurâ diye isimlendirilen Mekke’ye nispetle Mekkeli anlamında mı, yoksa gerçek anlamında mı verilmiştir?[6] İnşallah bir dahaki yazımızda bu konuda ilim adamlarının delil ve iddialarını incelemeye çalışacağız.

Bir dahaki yazımızda buluşuncaya dek Allah’a emanet olun, dualarınızı bekliyorum.

[1] Firuzabadi El Kamusul Muhit

[2] Buhari

[3] Bakara suresi 78

[4] Tefsiri Kebir Mukattil b. Süleyman, İşaret yayınları

[5] Ali İmran Suresi 75

[6] Kurtubi Tefsiri

The post KUR’AN’DA ÜMMİ KAVRAMI first appeared on İNZAR DERGİSİ.