Anne Baba Yetiştiren Çocuklar

Bismillah… Yer kürede birçok insan birer mesleği icra ediyor. Kuşkusuz gerekli görüldükçe ya da ihtiyaçlar arttıkça bu meslek grupları da artış gösteriyor. Lakin kadim bir meslek var ki hiçbir meslek ona denk tutulamaz. Bu mesleğin adı çocuk yetiştiriciliği… Çocuk yetiştirme öyle bir meslek ki; birçok mesleği de özünde barındırır. Doktorluk, diyetisyenlik, psikologluk, hasta bakıcılık, temizlikçilik, aşçılık, aile danışmanlığı, yaşam koçluğu ve daha niceleri… Bir çocuğu yetiştiren kişi, bu mesleklerin cüzisini bilmek durumundadır. Aksi halde işler... The post Anne Baba Yetiştiren Çocuklar first appeared on İNZAR DERGİSİ.

Anne Baba Yetiştiren Çocuklar

Bismillah…

Yer kürede birçok insan birer mesleği icra ediyor. Kuşkusuz gerekli görüldükçe ya da ihtiyaçlar arttıkça bu meslek grupları da artış gösteriyor. Lakin kadim bir meslek var ki hiçbir meslek ona denk tutulamaz. Bu mesleğin adı çocuk yetiştiriciliği…

Çocuk yetiştirme öyle bir meslek ki; birçok mesleği de özünde barındırır. Doktorluk, diyetisyenlik, psikologluk, hasta bakıcılık, temizlikçilik, aşçılık, aile danışmanlığı, yaşam koçluğu ve daha niceleri… Bir çocuğu yetiştiren kişi, bu mesleklerin cüzisini bilmek durumundadır. Aksi halde işler sarpa sarar ki çocuk bundan sonra ya toparlanamaz ya da toparlanması uzun yıllar alır.

Bu meslek toplumun genelinde icra edilse de özelde anne-babalar tarafından yoğun olarak icra ediliyor. Bu durumda yazımızda anne-babaların çocuk yetiştirme yöntemlerine yer vereceğiz.

Bundan kaç yıl önce olduğu muamma olan bir dönemde anne-babalar, çocuklarını yetiştiriyordu. Onların terbiyeleri için işlerini yapabildikleri en iyi şekilde yapmaya çalışıyorlardı. Maddi kalkınmanın yanında manevi kalkınmayı önceleyen anne-babalar, herhangi bir pedagog desteği de görmemelerine rağmen maddi-manevi yükselmiş bireyleri topluma kazandırıyorlardı. İşlerinde öylesine ehildiler ki; anne ya da babadan biri vefat etse bile hayatta kalan ebeveyn psikolog desteği almadan çocuğunu büyütebiliyordu… Günümüzdeki birçok imkâna sahip olmamalarına rağmen evlatlarını takvalı, kanaatkâr, itaatkâr, meslek erbabı kısaca “insan” olarak yetiştiriyorlardı.

Masal kitabından değil bu yazdıklarım kıymetli okurum. Çok değil, bundan 3 kuşak öncesinde yaşandı tüm bunlar.

Gel zaman git zaman çocuk yetiştirme mesleği el değiştirdi. Yukarıda saydığımız çocuk yetiştiren anne-babaların yerine anne-baba yetiştiren çocuklar geldi. Yani babadan oğula geçen meslek, dededen toruna geçer oldu. Dün maddi-manevi iyiliği için ailesi tarafından bir takım hayat kurallarına maruz kalan ebeveynler “biz yapamadık çocuğumuz yapsın” mantığıyla hareket ettiler. Öncesinde her işini el emeğiyle gören ebeveyn çocuğuna tahammül edebiliyorken temizliği teknolojik araçların yaptığı sonraki dönemde ebeveynler çocuklarına tahammül edemez oldu. Sırf ağlamasın, sussun diye en zararlı cihazları en zararlı içeriklerle çocuğunun eline tutuşturdu.

Önceleri evlatlar yokluğu yaşadığı halde kanaat ederek mutluluğu öğreniyorken sonrasında varlık içinde yokluk yaşar hale geldiler. Zira çocukların yetiştirdiği ebeveynler, mutluluğun; çocuğun her isteğini karşılamakta olduğunu sanıyordu.

Öte yandan her istediğini adeta patron edasıyla elde ettiğini fark eden çocuk, yetişip ergenlik dönemine geldiğinde artık anne-babaya yaptıramayacağı iş yoktu. İlkokul yaşındayken akıllı cihazlara sahip olmak, bu cihazlarla küçük yaşta sosyal medya hesapları kullanmak, kendi görüntüsü de dâhil olmak üzere sadece beğenilme adına her görüntüyü bu mecralarda paylaşmak anne-babasını iyi yetiştiren çocukların eseridir.

Şimdi geriye dönüp bir baktığımızda ortada doğru gitmeyen bir şeyler olduğunu anlayabiliyoruz, değil mi? Eğer anlayamıyorsak durum daha da sıkıntılı… Bu durumda anne-babasından mesleğini (ç)alan çocuğa kızmak ne kadar doğru? “Nesil bozuldu, büyüğe saygı kalmadı, parklarda, sokaklarda uluorta ahlaksızlık yapıyor gençler, çıplaklık aldı başını gidiyor” diyerek suçun bütününü gençlere atmak akılla ne kadar örtüşüyor?

Bu yazıyı bir öneriden çok bir sitem olarak kaleme almış olsak da yine de sorunu dillendirip çözümü askıda bırakmak olmayacak gibi…

Kıymetli ebeveynler! Haddimiz olmadan öncelikle şunu tavsiye edelim: Kendinize gelin! İşinizin ne kadar ağır olduğunun farkında olun. Evet, ebeveynlik kimi zaman deliliktir. Zira hangi insan bir diğerine evladına bağlandığı gibi bağlanabilir? Annenin, evladını hem severken hem de ona kızarken yanan yürek yangınını hangi itfaiye söndürebilir? Ya da hangi dimağ bu yangını kavrayabilir? Babanın övünç kaynağı olan oğluyla ahbap/dostları arasında arzı endam etmesinin dünyevi bir karşılığı var mıdır? Ya da babanın, iffetli kızının kendi adıyla anılmasından daha büyük bir sevinci olabilir mi bu hayatta? Hele ki dünyada ve ahirette mutluluklarına şahit olmak anne-babanın yegâne isteği değil midir?

Yapılacak ilk şey kendimize gelmekse ikinciye geçelim: Anne-baba olarak sorumluluktan kaçmayın! Yeni kuşağın geldiği bu hal, anne-babaların zordan kaçmaları ve kolayı tercih etmeleri nedeniyle oldu. Ebeveynler, henüz mama yiyen bebeği sadece susturmak için uygun olan-olmayan görüntüleri araştırmadan interneti çocuğun eline verince aynı çocuk ergenlik çağına geldiğinde o cihazı çocuktan alamaz oldu. Hâlbuki daha işin başındayken çocuğu sakinleştirmenin farklı yolları aransaydı, çocuk bu denli akıllı cihaz bağımlısı olmayacaktı.

Yanı sıra okul çağındaki çocuğun arkadaş çevresini araştırmak ne kadar zor olsa da yapılması gereken bir iştir. Ergenlik dönemindeki çocuklar için bu daha önemlidir. Zira artık çevresi genişledi ve yaşayabileceği olumsuz hadise sayısı arttı. Burada en önemli husus ise çocuğa güven vermek. Ebeveynine güven duyan çocuk herhangi bir olumsuzlukta durumu anlatacak ve çözüm arayışında anne-babasından yardım isteyecektir.

Sözün özü şu ki; çocuğun her istediğini yapmak iyi ebeveyn olmanın göstergesi değil. Çocuğa katı kurallar koymak da disiplinli bir ebeveyn portresi çizmiyor. Yalnızca çocuğa; insan olduğunu, zaafları olabileceğini düşünerek ve onu geleceğe hazırlayarak yaklaşmak gerek. Bunun dışındaki fiiller ya çocuğu azgınlaştıracak ya da tam tersi bunalım haline sürükleyecektir.

Bu sitem dolu yazıyı okuduğu için kıymetli okuruma teşekkürü borç biliyorum. Selam ve dua ile…

 

The post Anne Baba Yetiştiren Çocuklar first appeared on İNZAR DERGİSİ.