Advert
#

KARDEŞLİK ANLAYIŞIMIZ

Kardeşlik deyince aynı anne-babadan olanlar  yada anne- baba bir olmayan kişilerin kan bağıyla birbirlerine olan yakınlık derecesinden doğan hukuki ilişkileri anlıyoruz. bu kelime genellikle olumlu ilişkileri çağrıştırır  ancak medeniyetimizde başka kardeşlik türlerinde vardır, ırk kardeşliği ve din kardeşliği.

Müslüman olan toplumların temel yapısının temel çekirdeğini aile olduğundan, aile bireyleri arasındaki  sosyal ve hukuki ilişkileri her ne kadar sonradan batıdan ithal edilen bazı kanunlar yüzünden azda olsa  erozyona uğramış olsa bile korunmuştur.

Irk kardeşliği ise, her ne kadar ulusalcılık adı altında desteklenmiş ve teşvik edilmişse de zamanla diktatörlük ve faşizm gibi olumsuz birer ideolojiye dönüşmüştür.

Din kardeşliğine gelince; Hristiyanlıktaki din kardeşliği anlayışı, Hristiyanlık öğretilerinin zamanla tahribe uğramasına paralel olarak yozlaşmış ve bunun neticesinde Hristiyanlık aleminin tamamıyla dinden uzaklaşıp laikleşmesine ve parçalanmasına sebep olmuştur. Yahudiliğin din kardeşliği anlayışı ise ırk üstünlüğüne dayalı Siyonizm’e dönüşmüştür.

İslam genel olarak insanların Hz. Ademin çocukları olması hasebiyle insanların birbirleriyle olan hak ve hukuklarını koruyup gözetlemiş, renk ve ırk üstünlüğünü reddetmiş, dillerin ve ırkların farklılığını Allah’ın ayetlerinden sayarak üstünlüğü takvaya bağlamıştır. İslam’ın din kardeşliği “muhakkak ki müminler kardeştir(hucurat 10)” ayeti  yalnızca müminlerin kardeş olduğunu, mallarının, canlarının ve ırzlarının birbirlerine haram yani dokunulmaz olduğunu emretmiştir. Bunun en güzel ve bariz örneğini Hz. Muhammed salallahu aleyhi ve sellem hicretten hemen sonra meddine de sahabeler arasında  Ensar ve muhacirlerden her birisini kardeş ilan ederek tarihte eşi ve benzeri görülmemiş bir uygulamayla tatbik etmiştir. Bunun aksi ise hukuki  bazı hakların ortaya çıkmasıyla Allah’ın belirlediği şer-i kanunlarla mümkündür ki buda kardeşlik hukukunu ortadan kaldırmamış bilakis kardeşlik hukukunu korumuştur. örneğin birini öldüren için “kısasta sizin için hayat vardır(Bakara 179.)” diyerek sadece katilin öldürülmesine(varislerin af ettiği hariç)hükmedilerek masum insanların öldürülmesini  önlemiştir. Yine Hristiyan ve Yahudilerin birbirlerinin dostları olduğunu Müslümanların bunlara güvenmemesi gerektiğini  emretmiş olmakla beraber, ”dinde zorlama yoktur (Bakara, 256)” ayetiyle de  onları güvence altına almıştır. bundan dolayıdır ki Müslümanlar hiç bir zaman onlara karşı saldırgan ve sömürgeci olmamışlar, sadece onları  devletin ve kilisenin köleliğinden kurtarmak için tebliğde bulunmuşlar ve bunun neticesinde kendilerine karşı yapılan silahlı saldırılara karşı kendilerini korumuşlardır.

Ancak ulus devletlerin kurulması ve laisizmin Müslümanlara zorla dayatılması neticesinde İslam’ın kardeşlik anlayışı ümmet çizgisinden uzaklaştırılmış, dar kalıplara sıkıştırılmaya çalışılmıştır. yüzyıllarca yan yana, omuz omuza zulme ve sömürüye karşı İslam kardeşliği sayesinde mücadele eden Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, çeçen, acem vs. Müslümanlar bu gün İslam kardeşliği deyince sadece ırkdaşını veya tarikatdaşını veya cemaatdaşını  düşünmesidir. ümmet olarak Müslümanların içinde bulunduğu bu günkü durumun en önemli sebeplerinden birisi Müslümanların bu kardeşlik anlayışıdır. bu anlayış yıkılmadıkça, içinde bulunduğumuz şartlar değişmeyecektir.

Kardeşlik duygularımızın gelişmesi dileğiyle; kardeş olun, kardeş kalın

                                                                                                                    

  SEYFETTİN AĞIRMAN

foto
Yazar: SEYFETTİN AĞIRMAN
Elinize sağlık
6 ay önce

Gerçekten güzel bir tespit.

YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal