"Tepkilerimizi en üst perdeden dile getirmeliyiz"

İslam’ın mübarek ve kutsal mekânlarının üçüncüsü, ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı yüreğinde taşıyan Kudüs ile ilgili ABD Başkanı Donald Trump'ın "tehlikeli" planına tepkiler giderek büyüyor.

Trump'ın Kudüs’ü işgalcilerin başkenti olarak tanıma planına tepki gösteren Mardin Dost-Der (Dostluk Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği) Başkanı Fesih Memiş, Kudüs’ün bağrında milyonlarca mağdur ve mazlum barındıran Filistin’in başkenti olduğunu dile getirdi.

Tarihi boyunca defalarca saldırıya ve işgale maruz kalan bu şehir için her mü'min ve her Müslümanın "Ben Kudüs için ne yapabilirim?" sorusunu kendi kendine soracak duygu ve sorumluluğu taşıması gerektiğini hatırlatarak konuşmasını sürdüren Memiş, şunları söyledi:

“Kudüs Müslümanlar için büyük bir öneme sahiptir. Daha önce de Kudüs Müslümanların elinden alınmıştı. Takriben 60-70 yıllık bir esaretten sonra Selahaddin Eyyubi 2 Ekim 1187’de tekrar haçlıların elinden alarak Mescid-i Aksa'yı özgürlüğüne kavuşturuyor. 1948'de kadar Mescid-i Aksa Müslümanların elindeydi. Mescid-i Aksa bu tarihten sonra Siyonistlerin tahakkümü altındadır. Kimi zaman Müslümanların ibadetlerini dahi kısıtladığını günler oluyor. Cuma namazına gençlerin gitmeleri engelleniyor. Nitekim geçmiş aylarda medyada yansıdığı, mescitlerin kapısına turnikeler bırakıldı ve Müslümanlar üzerleri alınarak ancak mescide girebildi. Bu da Müslümanlar açısından bir tahkirdi.”

 ABD Başkanı Donald Trump'ın konuşmasına değinen Memiş, “Son günlerde ABD Başkanı Trump, Tel Aviv'de bulunan Amerika büyükelçiliğinin Kudüs'e taşıyacağını ve Kudüs'ün başkent olarak tanıyacaklarını ifade ediyor. Müslümanların Mescid-i Aksa’ya ve öz değerlerine sahip çıkması gerekiyor. Mescid-i Aksa, tüm Müslümanlar için büyük bir değere öneme sahiptir.” dedi.

Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi olduğunu hatırlatan Memiş, ziyaret edilmesi için yolculuk yapılması caiz olan bir mescit olduğunu ifade etti.

“Müslümanların bu gaflet uykusundan uyanıp kenetlenmesi ve ümmet şuuruna ermeleri lazımdır.” diyen Memiş, “Büyükelçiliğin Kudüs'e taşınmasına ve Kudüs'ün Siyonist İsrail'in başkenti ilan edilmesine en üst perdeden tepkilerini dile getirmesi lazımdır. Tabii bu halk nezdinde ve sivil toplum kuruluşları nezdinde yapılması gerekenlerdir. Müslüman ülkelerin idarecileri de işbirliği yaparak bu hususla ilgili nasıl bir tavır alınması gerekiyorsa onu ortaya koymaları lazımdır.  Yoksa bu Emperyalist güçlerin son bir iki asırdır her seferinde İslam ülkelerinin bir parçasını işgal ederek, onların öz değerlerini ayaklar altına alarak ve diğer Müslüman parçalardan da bir ses çıkmadığını görünce ondan sonraki hamilelerin de daha cesur davrandıklarını görüyoruz. Dolayısıyla Müslümanların bu hususta kenetlenmesi, kardeşlik elini birbirlerine uzatmaları lazımdır. Ümmet şuuruna ermeleri ve öz değerlerine sahip çıkmaları lazımdır. Trump'ın bu şekilde beyanatta bulunması gerek İslam coğrafyasında yaşayan Müslüman halkın gerek bu Müslümanları sevk ve idare eden kişilerin adeta nabzını ölçüyor. Müslümanların asla taviz vermeden, geri adım atmadan, en üst perdeden tepkilerini dile getirmeleri lazımdır.” diye konuştu. (M. Salih Keskin – İLKHA) 


 

Kategori:
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal

KATEGORİ HABERLERİ

-